Kanayan Ay

*Buraya random gothic cadılı söz geliyor*
 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 #OpLeoparlıSutyen

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Felix S.
Kirli Kan | Avcı
Kirli Kan | Avcı


Mesaj Sayısı : 13
Kayıt tarihi : 11/03/12
Soy Kökeni : Kraliyet, kirli kan
Hobiler : Trollük, bir de çok güzel bir crossdresserdır kendisi
Namı : Feliksss efendimissss.

MesajKonu: #OpLeoparlıSutyen   C.tesi Mart 17, 2012 2:45 pm

    Felix’in elinde, kraliçeyi öven (?) yaratıcı grafitiyi yapmak için kullandığı sprey, yüzünde de orijinal tasarım you are free maskesi vardı – çünkü Guy Fawkes maskesi çok mainstreamdi, Anonymous da çok bozmuştu canım. Hem o, çoğu hacktivistin aksine evinde uslu uslu oturup bilgisayarın başından kalkmamayı kaldıramazdı, ah hayır, hele İngiltere’deyken kesinlikle hayır. Bu huzur dolu favori ülkesinin düzenini bir şekilde bozacaktı, orası kesindi, ve bunu sadece hükümet sitelerinin içine ederek değil sokağı da etkileyecek şekilde yapacaktı.

    Gecenin bir yarısında Lance ile birlikte bulundukları yer, güneş varken kıpır kıpır insan kaynayan bir meydandı. Gece içinse aynsını söyleyemezdi, genelde sadece evsizler olurdu ancak bu gece onları da kovmuşlardı buradan. Felix her şeyin sorun olmadan gittiğine bir daha emin olmak için tekrar etrafına baktı ve- O gördüğü mavi kırmızı bir ışık mıydı? Ah hayır, hayır hayır hayır, şimdi bununla uğraşamazdı.

    ‘‘Bence biraz sonra bu kimliğimizin sicilinin de içine edeceğiz Lance.’’ dedi Felix, gözlerini az önce ışığı gördüğü yerden ayırmadan.

    Tamam, bu bir polis arabasının ışığıydı, emindi bundan. Buralarda bir yere geleceklerdi, orası da kesindi, asıl soru onlar için mi yoksa başka bir şey için mi geldikleriydi. Kapşonunu başına geçirdi her ihtimale karşın, saç rengi bile görülmemeliydi. Dinledi ve uzaktan, çok uzaktan olsa bile ayak sesleri duydu ve daha da kesin bir şekilde, polis fenerini gördü. Gözlerini kısıp kahrolmuş şekilde başını eğdikten sonra –koşmaktan nefret ediyordu depara hazırlanır şekilde Lance’e döndü- bir dakika, Lance?
    ‘‘…Lance?’’ dedi aynı düşüncelerini yansıtır şekilde dumura uğramış bir sesle. ‘‘Lance?’’ dedi sesini yükselterek, sonunda sesi duyulsun diye maskesini de çıkardıktan sonra – ah o gerizekalı için ne risklere giriyordu işte- bağırdı; ‘‘İyi o zaman, oldu o zaman, sensiz gidiyorum!’’ dedi ufak ufak meydandan uzaklaşmaya başlarken bir yandan da lanet gece karanlığında etrafı gözleyerek. Maskesini çıkarması görüş açısını rahatlatsa da hala onu göremiyordu.
    Onsuz giderdi, kesinlikle giderdi, sadece bir türlü kendini geriye dönüp koşmaya ikna edemiyordu.[/size]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lance K.
Stajyer
Stajyer


Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 12/03/12
Hobiler : Hekır
Namı : Hekır okan

MesajKonu: Geri: #OpLeoparlıSutyen   Ptsi Mart 19, 2012 3:05 pm

İnsanların çok olduğu yerleri sevmezdi, ancak o vakitte bu insanların başka işleri yokmuş gibi doldurduğu meydan katlanılabilir duruyordu. Neyse ki fazla durmalarına gerekte yoktu hemen işlerini bitirip gidebilirlerdi. İçinde her zaman türlü türlü araç gereçlerini ve elbette bilgisayarını taşıdığı, karman çorman spor çantasının içinde aradığını bulabilirse daha da güzel olacaktı. Grafiti falan hoş şeylerdi, ancak ortada bir heykel varsa onunla oynamayı tercih ederdi. Sağ elinde küçük bir ışık, diğer eliyle içinde yeni yaşam formları ve ruhani varlıklar bulunan çantasında bu heykel için özel olarak satın aldığı leoparlı sütyeni arıyordu. Ah William leoparın gözlerini ortaya çıkartacağına eminim.

Küçük parmağına takılan askıyı çekmeye çalışırken gözlüğüne takılan ışık onu rahatsız etmişti. ‘‘Bence biraz sonra bu kimliğimizin sicilinin de içine edeceğiz Lance.’’ Kimlik. Sicil? Yine polisler geliyordu anlaşılan. Ama işini bitirmeden gidemezdi. Heykelin makyajı vs. tamam olsa da gecenin sürprizi olmadan olur muydu hiç? Parmağıyla zorla çekmeye çalışıyordu avını, işini halledip bir an önce gitmesi lazımdı. Ayrıca William'cığı için Felix'ten de uzaklaşmıştı ki gecenin bu vaktinde yaptıkları işi de düşününce ayrı düşmek pek iyi bir seçenek değildi.

‘‘İyi o zaman, oldu o zaman, sensiz gidiyorum!’’ Hayır gitmiyorsun diye bağırmak isterdi ama yüksek sesle konuşmayı göze alamazdı, hem Felix ne diye bağırıyordu ki. Ah evet cevap vermeyi unutmuştu. Bu seferde arkadaki saçma sapan çengelimşi şeylerle uğraşıyordu ki- olmuştu. William tam bir şaheserdi artık. " Geldim, geldim. " fazla yüksek olmayan ama duyulacak bir sesle bağırdı. Hafif adım seslerini duymuştu bu yüzden onların tarafına yöneldi. Eliyle Felix'in kapşonunu küçük bir çocuğunun saçını karıştırır gibi dağıttıktan sonra " Bence koşmak güzel fikir. İşimize de yarar. Önden buyurun~ " hafifçe eğilmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Felix S.
Kirli Kan | Avcı
Kirli Kan | Avcı


Mesaj Sayısı : 13
Kayıt tarihi : 11/03/12
Soy Kökeni : Kraliyet, kirli kan
Hobiler : Trollük, bir de çok güzel bir crossdresserdır kendisi
Namı : Feliksss efendimissss.

MesajKonu: Geri: #OpLeoparlıSutyen   Çarş. Mart 21, 2012 3:38 pm

    Koşmak güzel fikirmiş, koşmak güzel fikirmiş, koşmak güzel fikirmiş. Tabii koşmak güzel fikirdi Lance için. Felix ise, böyle anlarda ah-çok-zavallı hisseden Felix ise fiziksel aktivitelerden nefret ediyordu, tıfıl bir vücudu vardı, kesinlikle sporcu tip değildi ve güya avcı diploması olmasına rağmen (ki fazlasıyla [İ]S-A-H-T-E[/İ] bir diplomaydı) kavgada dövüşte falan da berbattı. Neden hayat chatlerdeki witty comebacklerden ibaret değildi ki? Neden? Neden kraliçeye internet üzerinden laf sokunca iplenmiyordu?

    Felix bu durumu sevmiyordu. Keyifsiz durmayı sevmiyordu, evet maskesine rağmen. Aralarında ölümüne trolleyen, sinir bozucu, neşeli tipin kendisi olması gerekirken neden en ciddi anlarda roller tersine dönüyordu ki? Neden?
    ‘‘Gelmeseydin ya Lance, burada takılıp polis beylerle bir gece çayı içseydik?’’ dedi tıslar gibi, bütün atarını ifadesi görünmemesine rağmen sahte bir şekilde aşırı neşeli çıkan sesine dökerek. Kapşonu çekilince bir an kız kavgası çıkarırcasına Lance’in saçlarını yolası gelmişse de- hşş, Lance bu onurlu mücadelesinde Felix’in tek askeriydi, kaybetmek hoş olmazdı. Komutan tek başına savaşa katılamazdı, ah hayır.

    ‘‘Eğer benden hızlı koşarsan. Porno arşivini silerim.’’ dedi bütün tane taneliğiyle cümlesini ikiye bölerek, meydanın sokaklarından en yakınına doğru olabilecek en sessiz haliyle depar atmaya hazırlanırken. Koşarken bütün o ece karanlığına rağmen Lance’in yanında olduğunu biliyordu, kendisininki kadar yüksek çıkmasa da nefeslerinden ve adımlarından anlıyordu bunu, bir de o random duygusal çünkü o beni asla bırakmaz modu vardı ki, hiç üzerinde düşünülmeyesi lanet bir şeydi.

    Polislerin sesleri ufak ufak şiddetlerini kaybederken; koştukları sokaklar gibi gittikçe daralan nefesi sağ olsun sonunda abuk subuk bir sokakta birkaç dengesiz adımla yavaşlayarak durdu, Lance’i de boya ve maskeyi tutmadığı eliyle durdurdu. Sırtını duvara dayadığında göğsü artık daha derin nefeslerle inip kalkmaya başlamıştı, elini sonunda Lance’den ayırdığında gümüşi sarı saçlarından geçirdi yorgun ama telaşlı gözleriyle sokağa bakarak.


    ‘‘Becerdik değil mi?’’ diye mırıldandı sokağın ötesini görebilecekçesine gözlerini kısarak.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: #OpLeoparlıSutyen   Bugün 9:50 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
#OpLeoparlıSutyen
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kanayan Ay  :: Londra :: Trafalgar Meydanı-
Buraya geçin: